28 Şubat 2015 Cumartesi

Tanrının kullanma kılavuzu


Tamam,  tanrı herkese bir rol verdi bunu biliyoruz da insanoğlu bunu neden çok abarttı . Tanrının yüklediği bilmem kaç mb ruh ile kişiye özel roller kesiyoruz artık ,  bu çok gereksiz .   Ha birde bu kavramda çok yeni 'kişiye özel seviyoruz' artık , hatta çoğumuzun kalbi birden çok kişiye online , yoruluyorsunuz be insanoğlu ... Bak ben sadece nefes alıyorum ve tek bir insanoğlunu seviyorum .
Lütfen artık tanrının kullanma kılavuzu okuyunuz  !

Adem ile havva




Adem ile havvanın elmasının içine kesin bir şey koymuşlar , o günden beri hiçbirimiz toparlanamadık ...

Tanrının shift+delete tuşu

Tanrının yazılı olmayan yeryüzü kuralları karşı geceleri yüksek oranda alınan alkoller ,  ve yeniden ertesi gün tanrının çocuğu olarak uyanmak  ve hayata kaldığın yerden devam etmek , aynı cisim ve aynı isim   . Buna rağmen hissedilen her gün farklı bir kimlikte uyanmak gibi  . Tüm ettiğimiz tövbeler hangi çöp kutusunda birikiyor bilmiyorum ama tanrının shift+delete tuşu olmadığına eminim !

Yeryüzü ...



Benim yeryüzüm senin ayaklarının altından kaydı !



Bomboş

Boşluklara doğru yürüyelim lütfen , kalbimin arkası bomboş !   

Anneme

Ben çok küçükken babannemin evindeki incir ağacı dibi bahçe tuvaletinden çok korkardım , sen korkudan dolayı kızardın ama dibimden ayrılmazdın , şimdi babaannem yok sen yoksun hatta incir ağacıda yok! Ben bu sefer hayattan korkuyorum! Ve yanımda sadece korkum kaldı.. Canımın hiç bilmediğim noktalarından parçalandım ve biliyorum ki hiç bir acı bu kadar büyük olmayacak . Kaybım öyle bir boy verdi ki en derin okyanuslar yetmez kendi içimde boğulmama ... bakışlarımın görüş menzilinden çıktığı noktadayım . Burası çok soğuk ve samimiyetsiz ve ben çok korkuyorum . Bu saatten sonra ne mutluluk ne de herhangi bir dünya zevki değil kendim için ben sadece allahtan sabır diliyorum.

İzmir sana benziyor

Ben şehrimi sana benzetiyorum bazen , şöyle pasaporttan baktığımda körfez ile gökyüzünün ortak rengi gözlerin , şehrimin insanın her daim gülümsemesi senin gülümsemelerine benziyor . Sonuçta burası çokta göçülmüş bir şehir , tesadüf ya senin çok uzaklardan gelmene benziyor .Her gün kalbimden sana otobüsler kalkıyor ama ben çaktırmıyorum . 'Konunun seninle alakası yok ' dedirtebilecek kadar mesafelerime  '90 dakika' uygulattırıyorsun.Kaç 'yetersiz bakiye ' yaşattırıyorsun ruhuma bende bilmiyorum. Yanlışta anlama benim şehrimde sitem geçmez en fazla denize karşı rakı balık vardır .Ha bir de kimine göre en gavuruz ya lakin bilmedikleri için en reel insan kavramını , inan en az şehrim kadar reel sin . Ve ben şehrim kadar seviyorum seni ..


Masal Bozan

Kendi içindeki yalnızlığını seni özlediğim zamanlara say ama sakın bizsizliğin suçuna beni bulaştırma.
Benim hala kalbim sıcak ve çok fazla senden gitmiş olamam...
Ama sen yine de bildiğin gibi ikimizi de yalnız bırak. Öyle bir yalnız bırak ki , sensizlik kavramını unutayım; Unutayım kokunu , öyle bir can yak ki unutayım senle uyumayı . . . 
Öyle kırgın ki sahte masalına kalbim , ben gökten üç elma düşmeden çoktan senden gitmeliydim.
Kirletmeseydim keşke ruhumu , adımın 6 harfinden meydana geldiğinden başka ne kalbimden, ne ruhumdan anlayan bir masal bozan için ...

Aşka Yabancı

Çok yabancısın dilime , hani seni anlayabilmek için ben anca kelimelerimin yettiği kadar telaffuz edebiliyorum seni . Daha önce hangi sıfatsız cümlelerde kullanıldın ? Hep mi dolaylı yoldan sevdin ? Çok mu gizli öznen oldu bilemiyorum lakin benim öznem senin yüklemine çok yakışıyor . Sevesin değil de bilesin istedim ...